Artistik Patinaj

0
1051

filmi yapmak; fotoğraf çekmeye benzer. Gözüne bir manzara kestirirsin ve uygun pozisyonu alıp fotoğrafı çekersin…

“Ben sinemacı olucam” diye yola çıkan genç sayısı çok azdır. Hele hele son yıllarda daha da azaldı. Ya “senaryo yazıcam” ya da “yönetmen olucam” gibi bir motivasyonla yola çıkan genç kardeşimiz, iki satır yazıp bir kısa film çekince, 40 yıllık sinemacıya taş çıkartacak bir “artistik patinajın” içine giriyor. Ayrıca girebilir, çok da mühim değil. Mesele, girdiği artistik patinajdan ders çıkarıp, doğru yola giriyor mu, giremiyor mu meselesi…

Bu mesele derin mesele genç kardeşim… Ne iş yaparsan yap, eğer yolda yorulmuyorsan, sektörde yoğrulmuyorsun anlamına gelir. Sektörde yoğrulmuyorsan, hep bir eksik kalıcaksın demektir.

sinema

Sinema derin bir dehliz… Senarist, yönetmen, yapımcı, oyuncu, görüntü yönetmeni, montajcı, müzikler, rejiler, sanat grubu, kostüm grubu, prodüksiyon, saç-makyaj… Eğer ben senaryo yazıcam, yönetmen olucam, yapımcı olucam diye bulunduğunuz yerden yola çıkacaksanız; İşin prodüksiyon kısmını iyi bilmeniz lazım. Prodüksiyon; bir sinemacının ilk yoğrulduğu ve en önemli yerdir. Çünkü; her birimi şeffaf bir şekilde izleyip, “kim ne iş yapıyor?” sorusunun cevabını acayip bulursunuz. Ben bu yoldan gelmeyi tercih edenlerdenim. Aşırı tavsiye ederim.

Elbet, her gönülde başka aslan yatar. Ama ne olursanız olun, “SİNEMACI” olun. Her birime vakıf olun. Ondan sonra yolu seçin. Zaten, her şey birbirine aşırı bağlı. Asıl mesele, “ben bu yollardan ne geçicem, direk yazar-çekerim” deyip, sinemacılık oynamak değil; sinemacı olmak. İyi ve zamana dayanıklı bir film yapma motivasyonuyla yola çıkmak. Kendi tarzını belleyip, topluma yol gösterecek hikayeler anlatmak…

Diyelim ki, sinemacılık yöresine doğru uzun bir yola çıkacaksınız… Önce arabayı servise götürüp, bakım yaptırın. Benzinsiz yola çıkmayın. Uykunuz gelince sağa çekip, uyuyun. Temel ihtiyaçlarınız için mutlaka molaya durun. Bol bol müzik dinleyin. Güzel manzara görünce hemen arabadan inip fotoğraf çekin. Yolda hatıranız olsun ki, sinemacılık yöresine vardığınızda anlatacak bir hikayeniz olsun. Her şeyden önce, uzun yolun keyfini çıkarın…

Alın bu da kulağınıza küpe olsun” diye okumuyorum bu martavalları… Sadece yürüdüğüm yolu anlatmakla mükellefim. Otobandan mı gidersiniz, gemiyle karşıya mı geçersiniz, E-5’e mi çıkarsınız, sahil yolunu mu tercih edersiniz size kalmış…

Sevgiler ve de saygılar hesabııı 🙂